
Sessiz Ev, küçük bir tepede, yıldızların altında duruyordu. Gündüzleri sıcacık ve mis gibi kurabiye kokardı. Ama geceleri, özellikle de Ay dolunay olup gökyüzünü gümüş bir ışıkla boyadığında, Sessiz Ev'in sırrı ortaya çıkardı. Bu evde yaşayan küçük Ela, bir gece uyuyamadı. Yatağında dönüp dururken, penceresinden içeri süzülen ay ışığının, odasının duvarında garip şekiller çizdiğini fark etti. Işık, sanki bir şeyler anlatmaya çalışıyor gibiydi. Merakla yatağından fırladı ve ay ışığının izini takip ederek koridora çıktı. Koridor, ay ışığıyla aydınlanmış, sıcak ve davetkâr görünüyordu. Ela, hiç korkmuyordu, çünkü bu ev onun eviydi ve her köşesi tanıdık geliyordu.

Ela, ay ışığının en parlak olduğu salona doğru ilerledi. Salonun ortasındaki halının üzerinde, ay ışığı sanki bir göl havuzu oluşturmuş gibi parlıyordu. Tam o sırada, odanın sessizliğini yumuşak bir fısıltı böldü. 'Merhaba Ela,' dedi fısıltı. Ela şaşırdı ama korkmadı. Etrafına baktı. Ses, büyük pencerenin yanındaki eski, rahat koltuğun arkasından geliyor gibiydi. Usulca yaklaştı. Koltuğun arkasında, ay ışığının aydınlattığı köşede, küçük, ışıltılı bir kırlangıç oturuyordu. Tüyleri gümüş renginde parlıyordu. 'Ben Gece Kırlangıcıyım,' dedi küçük kuş. 'Ay ışığıyla konuşurum ve Sessiz Ev'in gerçekten de sessiz olmadığını bilirim. Sadece onun dilini anlamak gerek.' Ela, hayretle kuşa baktı. 'Ev konuşabilir mi?' diye sordu. Gece Kırlangıcı kanatlarını hafifçe çırptı. 'Tabii ki! Ama sesleri kelimeler değil, duygulardır. Gel, sana göstereyim.'

Gece Kırlangıcı, Ela'yı mutfağa götürdü. Mutfak penceresinden dolan ay ışığı, masanın üzerine düşmüştü. 'Şimdi sessizce dinle,' dedi kırlangıç. Ela kulak kabarttı. Başlangıçta sadece sessizliği duydu. Sonra, çok hafif bir 'tık tık' sesi geldi. Bu, esmiş rüzgarın pencere pervazına vuruşuydu. Kırlangıç, 'Bu, evin 'Hoş geldin' deme şekli,' diye fısıldadı. Ardından, ocak başındaki çaydanlıktan minik bir 'cızırtı' sesi duyuldu, sanki ısınmış gibi. 'Bu da evin 'Seni seviyorum' demesi,' diye açıkladı kırlangıç. Ela'nın gözleri parladı. Merdivenlerden gelen hafif bir 'gıcırtı' sesi, evin 'Dikkatli ol' uyarısıydı. Her bir ses, aslında evin sıcak ve şefkatli sözleriydi. Ela, daha önce hiç bu şekilde düşünmemişti. Ev, tüm gün onu sessizce koruyor ve sevgisini bu küçük seslerle gösteriyordu.
Sonra, Gece Kırlangıcı Ela'yı evin en gizemli odasına, tavan arasına götürdü. Küçük bir pencereden içeri süzülen ay ışığı, tozlu kutuların ve eski eşyaların üzerinde dans ediyordu. Kırlangıç, bir köşeyi işaret etti. Orada, tozlu bir örtünün altında, eski bir müzik kutusu duruyordu. 'Bu, evin kalbinin attığı yerdir,' dedi kırlangıcı. Ela, müzik kutusunu usulca kurdu. Kutu açıldığında, en tatlı, en yumuşak melodiyi çalmaya başladı. Müzik, tüm evi sardı. Aşağıdaki odalardan, sanki evin içinden gelen yankılar duyulabiliyordu: mutfaktaki bardaklar hafifçe şıkırdadı, salondaki sarkaçlı saat daha derin bir 'tik tak' sesi çıkardı, hatta yatak odasındaki yorgan bile hışırdadı. Tüm ev, bu müziğe eşlik ediyor, bir ahenk içinde 'şarkı söylüyordu'. Ela, bunun dünyadaki en güzel şarkı olduğunu düşündü. Bu, sevgi, güven ve yuva şarkısıydı.
Ela, Gece Kırlangıcı'na teşekkür etti. Artık Sessiz Ev'in aslında ne kadar 'konuşkan' olduğunu biliyordu. Kırlangıç, pencereden uçup giderken, 'Unutma,' dedi, 'ay ışığı her gece senin için parlar ve evin her zaman seninle konuşur. Sadece kalbinle dinlemen yeterli.' Ela, yatağına döndü. Artık uyku vaktiydi. Penceresinden içeri süzülen ay ışığı, yorganının üzerine düştü. Bu sefer, ışığın yumuşak dokunuşunu, evin 'İyi geceler' öpücüğü olarak hissetti. Kulağını yastığına dayadı. Evin yumuşak, ritmik seslerini duyabiliyordu: uzaktan gelen bir rüzgar ıslığı, binanın ısınırken çıkardığı minik sesler. Hepsi onu uykuya davet ediyordu. Gözlerini yumdu ve gülümsedi. Sessiz Ev artık onun için en tatlı ninnileri mırıldanan, en güvenli sıcaklığı sunan bir arkadaştı. Ve o gece, en huzurlu uykusunu uyudu, çünkü ev onu her zamankinden daha yüksek sesle sevdiğini 'söylüyordu'.