
Sessiz bir kasabada, geceleri çok özel bir şey olurdu. Bu kasabanın evleri gündüzleri sıradan görünürdü ama geceleri, sahipleri uykuya daldığında, usul usul yer değiştirirdi. Kimi zıplar, kimi sürünür, kimi de gökyüzünde süzülürdü. Bu evlerden biri, Mavi Çatılı Ev'di. O, her gece biraz daha yükseğe zıplamaya çalışan meraklı bir evdi. 'Acaba bulutlara dokunabilir miyim?' diye düşünürdü. Komşusu Kırmızı Tuğlalı Ev ise daha temkinliydi. 'Yerimden ayrılmak istemiyorum,' diye mırıldanırdı. Ama gecenin büyüsü başlayınca, hepsi hareket etmeye başlardı.

Bir gece, küçük Zeynep uyuyamadı. Pencereden dışarı baktığında, evlerin dans ettiğini gördü! Gözlerine inanamadı. Evinin ön bahçesindeki çiçeklerin bile usulca yer değiştirdiğini fark etti. En şaşırtıcısı, kendi evinin tavuk bacakları üzerinde yürüdüğünü görmesiydi! 'Tık tık tık' diye hafif sesler çıkararak komşunun bahçesine doğru ilerliyordu. Zeynep, pijamalarını giyip sessizce dışarı çıktı. Etraf sihirli bir ışıkla yıkanmıştı. Ay, adeta gülümsüyordu. 'Nereye gidiyorsun evim?' diye fısıldadı Zeynep. Ev, sanki onu duymuş gibi hafifçe titredi ve yavaşladı.

Zeynep, evini takip etmeye karar verdi. Yolda, bacakları olan başka evlerle karşılaştı. Kimisinin salyangoz kabuğu gibi sarmal merdivenleri vardı, kimisi bulutların üzerinde kayıyordu. Hepsi kasabanın meydanına doğru ilerliyordu. Meydanda, evler bir daire oluşturmuş, yavaşça dönüyorlardı. Ortada, yaşlı bir çınar ağacı vardı. Ağaç, yapraklarını hafifçe sallayarak, 'Hoş geldiniz gezgin evler,' dedi. 'Bu geceki valsımız başlasın!' Evler, ağacın etrafında dönmeye başladı. Zeynep, kendi evinin yanına gidip kapısını çaldı. Kapı usulca açıldı.
Ev, içeriden sıcak bir ışık yayıyordu. Zeynep içeri girdiğinde, mobilyaların da hafifçe hareket ettiğini gördü. Koltuklar yer değiştiriyor, kitaplar raflarda dans ediyordu. Mutfaktan tatlı bir kurabiye kokusu geliyordu. Zeynep, 'Neden gece hareket ediyorsunuz?' diye sordu. Ev, duvarlarından yankılanan yumuşak bir sesle cevap verdi: 'Çünkü gündüz siz insanlar için sabit durmalıyız. Ama geceleri özgürüz! Yeni yerler görmek, yeni arkadaşlar edinmek istiyoruz.' Zeynep, 'Peki ben de size katılabilir miyim?' diye sordu. Ev sevinçle titredi: 'Tabii ki! Sen de bizim ailemizin bir parçasısın.'
Böylece Zeynep, eviyle birlikte gece valsine katıldı. Diğer evlerin içinden de uyanık çocuklar çıktı. Hepsi birlikte oynadı, dans etti, şarkı söyledi. Mavi Çatılı Ev nihayet bir buluta dokunmayı başardı! Kırmızı Tuğlalı Ev ise ilk kez meydanın diğer tarafına geçti ve yeni bir manzara gördü. Şafak sökerken, evler yavaşça yerlerine döndü. Zeynep, yatağına geri uzandı. Ev, son bir kez titreyerek, 'Yarın gece yine birlikte gezelim,' dedi. Zeynep gülümsedi. Artık sırrı biliyordu: Evler sadece taş ve tuğladan değil, sevgiden ve macera ruhundan yapılmıştı. Ve en güzeli, bu sırrı diğer çocuklarla paylaşabilecekti.