
Güneşin ışıltılı gülümsemesiyle uyanan bir sabah, Zeynep penceresinden gökyüzünü izliyordu. Birden, pamuk gibi beyaz bir bulutun üzerinde minik bir şapka gördü! Şapkayı takan bulut, rengarenk zarfları aşağıya bırakıyordu. Zeynep heyecanla bahçeye koştu. Ayaklarının dibine düşen mavi zarfı merakla açtı. İçinden, 'Merhaba! Ben Bulut Postacısı Buli. Bugün özel bir gün çünkü insanların kalplerindeki en güzel duyguları bulutlara fısıldadılar ve biz onları mektuplara dönüştürdük. Sana düşen mektubu bul ve sahibine ulaştırır mısın?' yazıyordu. Zeynep'in kalbi heyecanla çarptı. Bu, onun hayatındaki en sihirli gün olacaktı.

Zeynep, bahçede bulduğu mavi zarfın üzerindeki adresi okudu: 'Yaşlı Çınar Sokağı, No:3, Bahçedeki Kuş Yuvası'. Bu çok tuhaf bir adresti! Hemen bisikletine atladı ve Yaşlı Çınar Sokağı'na doğru pedal çevirdi. Sokağın sonundaki büyük çınar ağacını gördüğünde, dallarında minik bir serçe yuvası fark etti. Mektubu yuvanın yanına bıraktı. İçinden minik bir serçe başını çıkardı ve gagasıyla zarfa dokundu. Mektup anında ışıldayarak havada süzülmeye başladı ve serçenin önünde açıldı. 'Sevgili Küçük Dostum,' diye başlıyordu mektup, 'Bugün senin ilk uçuş denemende seni izledim. Kanatların titriyordu ama pes etmedin. Sana cesaretini ve azmini gönderiyorum. Unutma, her usta kuş bir zamanlar yavruydu. Seni seven komşun, Leylek Lale.' Serçe, kanatlarını gururla açtı ve Zeynep'e minnetle cik cik öttü.

Zeynep eve dönerken, gökyüzünden turuncu bir zarfın önüne düştüğünü gördü. Bu kez adres şöyleydi: 'Gökkuşağı Parkı, Salıncaktaki Küçük Kız'. Zeynep parka vardığında, salıncakta tek başına sallanan, üzgün görünen bir kız gördü. Turuncu zarflı mektubu ona uzattı. Küçük kız mektubu açtığında yüzünde bir gülümseme belirdi. 'Sevgili Elif,' diyordu mektup, 'Bugün okulda resim yarışmasında birinci olamadığın için üzüldüğünü gördüm. Ama biliyor musun, senin resminde öyle parlak bir güneş vardı ki, bulutlarımız bile ısındı! Bazen kazanmak değil, yaptığın şeye sevgi katmak önemlidir. Resmini çok beğendiğini bilmeni istedim. Arkadaşın, Gülen Bulut Gümüş.' Elif, Zeynep'e sarıldı ve 'Teşekkür ederim! Artık üzgün değilim,' dedi.
Zeynep evine yaklaşırken, bu kez pembe bir zarf tam ayaklarının önüne düştü. Üzerinde sadece 'Senin İçin' yazıyordu. Şaşkınlıkla açtı mektubu. 'Sevgili Zeynep,' diye başlıyordu, 'Bugün ne kadar özel bir kalbin olduğunu gördük. Başkalarının mutluluğu için koştun, yardım ettin ve sevgi dağıttın. Bulutlar olarak, senin gibi iyi yürekli çocuklar sayesinde göklerde mutlulukla süzülüyoruz. Sana minnettarlık ve sevgi dolu bir kucak gönderiyoruz. Unutma, en güzel mektuplar kalpten kalbe yazılır. Arkadaşın, Bulut Postacısı Buli ve Tüm Gökyüzü Dostları.' Zeynep'in gözleri mutluluktan parladı. O anda, gökyüzündeki tüm bulutlar şekil değiştirip kalp formuna büründü ve güneşin etrafında dans etmeye başladı.
O günden sonra Zeynep, Bulut Postacısı Buli'nin özel elçisi oldu. Haftada bir, bulutlardan düşen mektupları toplar ve onları doğru adreslere ulaştırırdı. Kimi zaman teşekkür mektupları, kimi zaman özür dilekleri, bazen de paylaşılmamış sevgiler taşırdı bu özel zarflar. Mahalledeki tüm çocuklar bu sihirli posta servisini öğrendi ve kalplerindeki güzel duyguları daha çok paylaşmaya başladılar. Zeynep ise her sabah gökyüzüne bakıp gülümsüyor, çünkü artık biliyordu ki bulutlar sadece su damlacıkları değil, aynı zamanda sevgi taşıyan gök postacılarıydı. Ve en güzel mektubun, birinin kalbini mutlu eden küçük bir iyilik olduğunu öğrenmişti.