Gölge Avcısı ve Işığın Dansı

Anneokulu.com Tarafından Yazıldı

Gölge Avcısı ve Işığın Dansı

Bir sabah uyandığında, Bay Mutlu'nun çok tuhaf bir şey fark etti. Güneş pencereden içeri gülümsüyordu ama ayaklarının dibinde hiçbir şey yoktu. Oysa her sabah, uzun ve oynak bir gölgesi olurdu, onunla selamlaşırdı. 'Gölgem nerede?' diye mırıldandı. Yatağın altına baktı, yoktu. Dolaba baktı, sadece kıyafetler vardı. Bahçeye çıktı, çimenlerin üzerinde sadece kendi ayak izleri vardı. Gölgesi, onu bırakıp gitmişti! Bay Mutlu, hemen onu aramaya karar verdi. En sevdiği şapkasını taktı ve kapıdan çıktı. 'Belki parkta oynuyordur,' diye düşündü.

Parkta, çocuklar kaydıraktan kayıyor, salıncakta sallanıyordu. Herkesin bir gölgesi vardı; uzun, kısa, zıplayan. Ama Bay Mutlu'nunki yoktu. Ağaçların arkasına baktı, çiçek tarhlarının etrafında dolaştı. Küçük bir kız, topunu yuvarlarken onu gördü. 'Neden üzgünsünüz?' diye sordu. Bay Mutlu, 'Gölgemi kaybettim,' dedi. Kız, 'Ben de bazen saklambaç oynarım, belki o da saklanıyordur!' dedi. Bu fikir Bay Mutlu'yu biraz neşelendirdi. Belki de gölgesi sadece eğlenmek istiyordu. Ama nerede saklanıyor olabilirdi?

Bay Mutlu, şehir kütüphanesine gitti. Belki gölgesi, sessizliği seviyordur diye düşündü. Dev kitapların arasında dolaştı, masaların altına baktı. Kütüphaneci Bayan Bilge, gözlüklerinin üzerinden ona baktı. 'Kayıp bir şey mi arıyorsunuz?' diye sordu. Bay Mutlu durumu anlattı. Bayan Bilge, 'Gölgeler ilginç şeylerdir,' dedi. 'Işık olduğu yerde ortaya çıkarlar, ama bazen de ışık çok güçlüyse silikleşirler veya çok zayıfsa kaybolurlar. Belki senin gölgen, ışığını biraz kaybetti?' Bu sözler Bay Mutlu'yu düşündürdü. Işığı mı? O ne demekti?

Eve dönerken, Bay Mutlu düşünceliydi. 'Işığım' derken Bayan Bilge neyi kastetmişti? Kendi içindeki neşe mi, sevgi mi? O gün, gölgesini kaybettiği için biraz mutsuz hissetmişti. Belki de gölgesi onun bu mutsuz halinden sıkılmıştı! Eve vardığında, en sevdiği şarkıyı mırıldanmaya başladı. Pencerenin önünde biraz dans etti. Yemek yaparken gülümsedi. Komşusuna taze pişmiş kurabiyelerden götürdü. İçinde sıcak, parlak bir his belirdi. Kendini iyi hissediyordu.

Ertesi sabah, Bay Mutlu yine pencerenin önüne gitti. Güneş yine parlıyordu. Yavaşça aşağı, ayaklarının dibine baktı. Ve oradaydı! Uzun, dost canlısı gölgesi, sanki hiç gitmemiş gibi duruyordu. Hatta, Bay Mutlu elini salladığında, gölgesi de aynısını yaptı. Çok sevindi! Anladı ki, gölgeler sadece dışarıdaki ışığa değil, içimizdeki ışığa da bağlı. Ne zaman içimiz neşe, iyilik ve sevgiyle dolu olsa, gölgemiz de bize sadık bir arkadaş gibi eşlik ediyor. O günden sonra Bay Mutlu, gölgesine her gün gülümsedi ve onun da kendisine gülümsediğini bildi.

Ebeveyn Notu

Bu masal, kaybolmuş gibi görünen şeylerin aslında içimizdeki duygularla bağlantılı olabileceğini ve neşenin her şeyi geri getirebileceğini anlatıyor.

Masalın Mesajı

Bazen dışarıda aradığımız şey, içimizdeki mutluluk ve neşe ile geri gelir. Sevgi ve iyilik, en iyi arkadaşlarımızdır.

Sohbet Soruları

  • Sence Bay Mutlu'nun gölgesi nereye gitmişti?
  • İçimizdeki 'ışık' derken ne kastediliyor olabilir?
  • Sen hiç bir şeyi kaybettin mi ve onu bulmak için neler yaptın?
  • Gölgenle oynamayı sever misin? Nasıl şekiller yapabilirsin?