Pazar Günü Fısıldayan Taş

Anneokulu.com Tarafından Yazıldı

Pazar Günü Fısıldayan Taş

Bir zamanlar, Gülümse Vadisi adında çok özel bir yer vardı. Bu vadide yaşayan tüm hayvanlar mutluydu ama onların en büyük merakı, ormanın derinliklerinde duran Konuşan Taş'tı. Bu taş sıradan bir taşa benzemiyordu - rengi gökkuşağı gibi değişiyor, üzerinde minik yıldız desenleri parlıyordu. Ancak en şaşırtıcı özelliği, sadece pazar günleri konuşabilmesiydi! Diğer günlerde sessizce durur, sadece hafifçe ışıldardı. Küçük sincap Cemil, bu taşı ilk kez bir pazar sabahı keşfetmişti. Taş o gün ona 'Merhaba küçük dostum, bugün güneş ne kadar güzel parlıyor, değil mi?' demişti. Cemil öyle şaşırmıştı ki, tüm ormana haber vermek için koşup durmuştu.

Ertesi pazar, ormandaki tüm hayvanlar Konuşan Taş'ın yanında toplandı. Küçük tavşan Zeynep, kirpi Pamuk, baykuş Bilge ve diğerleri hep birlikte taşın konuşmasını beklediler. Tam güneş tam tepedeyken, taş yavaşça ışıldamaya başladı ve yumuşak bir sesle 'Pazar günü geldi, hikayeler anlatma zamanı!' dedi. Hayvanlar heyecanla yerlerine oturdular. Taş o gün, gökyüzündeki bulutların nasıl şekil değiştirdiğini, rüzgarın ormanda nasıl şarkı söylediğini ve çiçeklerin birbirleriyle nasıl fısıldaştığını anlattı. Her pazar yeni bir hikaye, yeni bir bilgelik paylaşıyordu. Ancak taş neden sadece pazar günleri konuşabildiğini asla söylemiyordu.

Bir kış pazarı, Cemil taşın yanına üzgün bir şekilde geldi. En sevdiği ceviz ağacının hasta olduğunu ve yapraklarını döktüğünü fark etmişti. Taş, Cemil'in üzüntüsünü hissetti ve özellikle sıcak bir sesle konuşmaya başladı: 'Küçük sincap, doğanın döngüsünü anlatayım sana. Ağaçlar bazen dinlenmek için yapraklarını bırakır, tıpkı senin kış uykusuna yattığın gibi. Bahar geldiğinde, sen uyandığın gibi o da yeni yapraklar çıkaracak.' Taş, doğadaki her şeyin bir ritmi ve zamanı olduğunu anlattı. Cemil rahatlamıştı. Taş ekledi: 'Ben de haftanın altı günü dinleniyor, pazar günü enerji toplayıp sizinle konuşabiliyorum. Her şeyin bir zamanı var.'

Zaman geçtikçe, hayvanlar sadece pazar günlerini değil, haftanın her gününü farklı şekilde sevmeyi öğrendi. Pazartesi yeni başlangıçlar günüydü, salı keşif günü, çarşamba paylaşım günü... Ve pazar, birlikte olma, hikayeler dinleme ve dinlenme günü. Bir bahar pazarında, taş özel bir açıklama yaptı: 'Ben aslında Gülümse Vadisi'nin kalbinin bir parçasıyım. Haftanın altı günü ormandaki tüm sesleri dinliyor, pazar günü ise size bu hikayeleri ve bilgeliği geri veriyorum.' Hayvanlar bunu duyunca çok duygulandı. Taş ekledi: 'Siz de birbirinizi dinlerseniz, her gün konuşan bir taş gibi olabilirsiniz.'

O günden sonra, Gülümse Vadisi'ndeki hayvanlar birbirlerini daha iyi dinlemeye başladı. Haftanın her günü birbirlerine hikayeler anlattılar, sorunlarını paylaştılar. Pazar günleri ise hep birlikte Konuşan Taş'ın yanında toplanıp onun bilge sözlerini dinlediler. Taş artık sadece hikayeler anlatmıyor, aynı zamanda hayvanların hafta boyunca birbirlerine nasıl yardım ettiklerini, neler öğrendiklerini dinliyor ve onları kutluyordu. Vadideki en küçük böcekten en büyük ağaca kadar herkes, her şeyin bir zamanı ve her sesin değerli olduğunu öğrenmişti. Ve böylece, sadece pazar günleri konuşan taş, aslında her gün konuşmanın önemini öğretmiş oldu tüm ormana.

Ebeveyn Notu

Bu masal, çocuklara sabırlı olmayı, dinlemeyi ve her şeyin kendi zamanında güzel olduğunu öğretir. Pazar günü aile zamanı ve dinlenme günü olarak özellikle vurgulanmıştır.

Masalın Mesajı

Değerli olan her şeyin bir zamanı vardır; dinlemek ve sabırlı olmak, tıpkı konuşmak kadar önemlidir.

Sohbet Soruları

  • Sence taş neden sadece pazar günleri konuşuyor olabilir?
  • Eğer senin bir konuşan taşın olsaydı, ona ne sorardın?
  • Haftanın hangi günü en çok ne yapmaktan hoşlanıyorsun?
  • Sence hayvanlar birbirlerini daha iyi dinlemeyi nasıl öğrendiler?