
Leyla, yatağına yattığında gözlerini sıkıca kapattı ve uykuya dalmayı bekledi. O gece, rüyasında her zamankinden farklı bir şey oldu. Yatağının yanındaki duvarda, parlak yıldız ışıklarından oluşan küçük bir kapı belirdi. Kapının üzerinde, ay ışığıyla yazılmış gibi duran 'Sadece Rüyalarda Açılır' yazısı vardı. Leyla, heyecanla kapıya yaklaştı ve usulca tokmağını çevirdi. Kapı, yumuşak bir 'cııııııııııt' sesiyle açıldı ve ardından ışıl ışıl parlayan bir koridor göründü.

Koridorda ilerlerken, ayaklarının altındaki zemin bulutlardan yapılmış gibi yumuşacıktı. Duvarlarında renkli rüya balonları süzülüyordu; her balonun içinde farklı bir rüya sahnesi vardı: biri uçan bir fil, diğeri konuşan çiçekler gösteriyordu. Derken, koridorun sonunda minik, tüylü bir yaratıkla karşılaştı. Adı Düş'ümüş ve rengarenk tüyleri olan bu sevimli arkadaş, 'Hoş geldin Leyla! Rüya Kapısı'nın bekçisiyim. Seni bekliyordum!' dedi. Düş'üm, ona koridordaki balonlardan birini verdi ve 'Bu senin özel rüya balonun. İçinde ne hayal edersen, burada gerçek olur.' diye açıkladı.

Leyla, balonu eline aldı ve içinden 'Uçmak' diye düşündü. Hemen, ayakları yerden kesildi ve koridorda süzülmeye başladı! Düş'üm de yanında uçuyor, ona gülümsüyordu. Sonra, koridorun bir yanından gelen tatlı bir müzik sesi duydular. Sesin geldiği yere gittiklerinde, 'Melodi Bahçesi' adını verdikleri bir yere ulaştılar. Burada, her çiçek farklı bir nota sesi çıkarıyor, kelebekler ise bu notalarla dans ediyordu. Leyla, kırmızı bir gülü kokladığında, gül 'Do' notasını söyledi. Mor bir menekşeye dokunduğunda ise 'Mi' sesi yükseldi. Düş'üm, 'Bu bahçe, güzel düşüncelerin melodisini yaratır.' dedi.
Melodi Bahçesi'nden çıkıp ilerlediklerinde, önlerine üzerinde bulmacalar olan başka bir kapı çıktı. Kapının üzerinde 'Yalnızca Neşeli Kalpler Açabilir' yazıyordu. Leyla, biraz düşündü ve en sevdiği şarkıyı mırıldanmaya başladı. Kapı, şarkının ritmine göre ışıldadı ve açıldı. İçeri girdiklerinde, 'Hayal Atölyesi'ni gördüler. Burası, çocukların rüyalarında yarattığı oyuncakların toplandığı bir yerdi: konuşan bebekler, dans eden arabalar, şarkı söyleyen legolar... Düş'üm, 'Buradaki her oyuncak, bir çocuğun mutlu rüyasından doğdu.' diye fısıldadı. Leyla, kendi hayalindeki uçan bisikleti düşündü ve anında atölyede parlak pembe bir bisiklet belirdi!
Atölyeden ayrılırken, Düş'üm biraz hüzünlendi. 'Leyla, uyanma saatin yaklaşıyor. Ama endişelenme, Rüya Kapısı her gece senin için açılacak.' dedi. Birlikte, koridordan geri döndüler ve yıldızlı kapıya ulaştılar. Leyla, Düş'üm'e sarıldı ve 'Teşekkür ederim, harika bir maceraydı!' dedi. Kapıdan geçip yatağına döndüğünde, hafif bir ışık sızıntısı duvarda bir anlığına parladı ve kayboldu. Sabah uyandığında, yastığının altında küçük, parlak bir tüy buldu – Düş'üm'ün hatırası. Gülümsedi ve o gece yine rüya kapısını görmeyi dört gözle beklemeye başladı.