Saatlerin Durduğu Pazar

Anneokulu.com Tarafından Yazıldı

Saatlerin Durduğu Pazar

Selin, büyükannesinin eski sandığında, tozlu bir harita buldu. Haritanın üzerinde, 'Zamanın Unuttuğu Pazar' yazıyordu ve ortasında, kocaman bir güneş saati vardı. Büyükannesi gülümseyerek, 'O pazar, özel bir yerdir. Oraya giden, zamanın nasıl durduğunu görür,' dedi. Selin'in merakı, bir balon gibi şişti. Ertesi sabah, haritayı cebine koyup, büyük şehrin kenarındaki eski taş kemerden geçti. Kemeri geçer geçmez, hava birden ılıdı, kuş sesleri daha net duyulmaya başladı. Karşısında, rengârenk tenteleri, tahta tezgâhları olan, ışıl ışıl bir pazar yeri uzanıyordu. Ama en tuhafı, pazarın üzerinde dönen, mavi, kırmızı, altın renkli saatlerdi. Saatlerin akreple yelkovanı hareket etmiyor, havada asılı duruyorlardı.

Selin, pazarın girişindeki ilk tezgâha yaklaştı. Tezgâhın başında, uzun, gümüşi sakallı, gözleri yıldız gibi parlayan yaşlı bir dede duruyordu. 'Hoş geldin, zaman yolcusu,' dedi dede. 'Ben Zaman Bekçisi Dede'yim. Burası, unutulan anıların, kullanılmayan dakikaların dinlendiği yerdir.' Tezgâhın üzerinde, içinde ışıkla dans eden tozların olduğu cam küreler, yaprakları yavaşça açılıp kapanan minik ağaçlar ve hışırtıyla konuşan eski mektuplar vardı. Dede, Selin'e cam bir küre uzattı. Kürenin içinde, bir çocuğun ilk bisikletine biniş anı, bir baloncuğun içinde duruyor gibiydi. 'Bunlar, mutlu anılardan bir damla,' dedi Dede. 'Onları saklayan, o mutluluğu hep yanında taşır.'

Pazar yerinde ilerlerken, Selin bir başka tezgâha rastladı. Burada, kocaman kulaklı, sevimli bir sincap, ceviz kabuklarından yapılmış minik ziller satıyordu. 'Ben Cevizçıngırak Sincap!' diye tanıştırdı kendini. 'Bu zilleri çal, unutulmuş bir şarkıyı hatırlarsın.' Selin, zillerden birini hafifçe salladı. Kulaklarına, büyükannesinin ninnisinin nağmeleri, mis kokulu yastığı gibi doldu. Bir sonraki tezgâhta ise, kanatları gökkuşağı renklerinde bir kelebek, sabun köpüğünden hikâyeler üflüyordu. Her köpük patladığında, içinden kısa, neşeli bir macera sesi yükseliyordu: 'Bir gün, bir salyangoz, dağın tepesine çıkmaya karar verdi...'

Pazarın tam ortasındaki dev güneş saatinin yanına geldiğinde, Selin bir şey fark etti. Saatin gölgesi hiç kıpırdamıyordu. Saatin dibinde, yere oturmuş, üzgün görünen küçük bir çocuk vardı. Adı Mert'ti. 'Benim saatim bozuldu,' dedi Mert, cebinden minik bir kum saati çıkararak. 'İçindeki kum akmıyor. Büyükannem bana bunu, sabırlı olmayı öğrenmem için vermişti. Ama ben sabredemedim, sürekli salladım ve şimdi durdu.' Selin, Zaman Bekçisi Dede'nin yanına koşup durumu anlattı. Dede tezgâhından, parlak bir 'an' topladı - bu, bir çocuğun sabırla ilk resmini tamamladığı andı. Tozu, Mert'in kum saatine üfledi. Yavaşça, kum taneleri akmaya, dans etmeye başladı. Mert'in yüzü güldü. 'Artık biliyorum,' dedi. 'Zaman, aceleyle değil, güzel anlarla akar.'

Gün batmaya başladığında, pazar yerinin ışıkları daha da parladı. Her tezgâh, ateş böcekleri gibi yanıp sönüyordu. Zaman Bekçisi Dede, Selin'e döndü. 'Gitme vaktin yaklaşıyor. Ama unutma, bu pazar her zaman burada, özel anları arayanlar için. Sana bir hediye vermek istiyorum.' Dede, Selin'in avucuna, içinde minik bir güneş parıldayan, sıcacık bir taş koydu. 'Bu, bir 'tebessüm anı'. Ona baktığında, seni gülümsetecek bir anı hatırlayacaksın.' Selin, taşı sıkıca tuttu, teşekkür etti ve geldiği taş kemere doğru yürüdü. Arkasına baktığında, pazar yerinin yavaş yavaş pusun içinde kaybolduğunu gördü, ama avucundaki taşın sıcaklığı hiç geçmedi. Eve vardığında, büyükannesi onu kapıda bekliyordu. Selin, başından geçen her şeyi anlattı. Büyükannesi, 'Gördün mü?' dedi. 'En değerli zaman, sevdiklerimizle geçirdiğimiz zamandır. O asla unutulmaz.' Ve o gece, Selin, avucundaki taşa bakarak, pazar yerindeki sihirli anıları düşünerek uykuya daldı.

Ebeveyn Notu

Bu masal, zamanın değerini ve özel anıların önemini, somut olmayan kavramları somutlaştırarak anlatır. Çocukların sabır, hatıraların değeri ve anda kalma üzerine düşünmelerini sağlar.

Masalın Mesajı

Zaman, sadece saatlerle ölçülen bir şey değildir; sevgiyle, sabırla ve güzel anılarla doldurduğumuzda asıl değerini bulur. Unutulmayan her an, sihirlidir.

Sohbet Soruları

  • Selin haritayı bulmasaydı, pazar yerini keşfedebilir miydi? Neden?
  • Sence Zaman Bekçisi Dede'nin en değerli hazinesi ne olabilir?
  • Mert'in kum saati tamir olduktan sonra, onu nasıl kullanacağını düşünüyorsun?
  • Sana bir 'an' toplama şansı verilse, hangi mutlu anını seçerdin? Neden?
  • Pazar yerinde sen olsaydın, hangi tezgâhta durmak isterdin? Ne alırdın veya ne yapardın?