Sessizliğin Sihirli Adımları

Anneokulu.com Tarafından Yazıldı

Sessizliğin Sihirli Adımları

Güneşin altın ışınlarıyla ısınan bir ormanda, asırlık çınar ağacının yanında, taştan bir merdiven uyuyordu. Bu sıradan bir merdiven değildi; her basamağında, zamanın unuttuğu gizemli işaretler vardı. Ormandaki hayvanlar onun sadece sessiz, sabırlı bir merdiven olduğunu sanıyorlardı. Küçük sincap Ceviz, her sabah onun basamaklarından zıplayarak geçer, kirpi Diken, öğle uykusunu en alt basamakta yapardı. Ama hiçbiri, merdivenin içinde yavaş yavaş uyanan bir merak olduğunu bilmiyordu. Merdiven, üzerinden koşuşturan ayak seslerini, kuşların şarkılarını, yaprakların fısıltılarını dinliyor ve 'Ben de konuşabilir miyim?' diye düşünüyordu.

Bir ilkbahar sabahı, ormana yeni bir misafir geldi: Konuşmayı yeni öğrenen minik bir insan çocuğu, Ela. Ela, merdivenin önünde durdu ve parmağıyla taşlardaki işaretlere dokundu. 'Me-rdi-ven,' diye heceledi yavaşça. Taş, ilk kez kendi adının bu kadar nazikçe söylenişini duydu. İçinde sıcacık bir titreme hissetti. O akşam, ay ışığı basamaklara vurduğunda, en alttaki taş, yumuşak bir çıtırtıyla, 'Mer...di...ven,' diye fısıldadı. Sesi, rüzgârın taşlardan sıyırdığı bir ezgi gibiydi. Uyumakta olan baykuş Bilge, kulaklarını dikti. 'Kim o?' diye sordu şaşkınlıkla. 'Ben... taş... öğreniyorum,' diye cevap verdi merdiven, kelimeleri yavaş yavaş bir araya getirerek.

Haber hızla ormana yayıldı: Taş merdiven konuşmayı öğreniyordu! Tüm hayvanlar, ona yardım etmek için toplandı. Serçe Nağme, ona şarkı söylemeyi öğretti; her sabah birlikte 'cik cik' yaptılar. Karınca kolu, ritim tutmayı gösterdi; taşlar, karıncaların ayak sesleriyle 'tak tık tak tık' demeye başladı. Kirpi Diken, en sevdiği hikâyeleri anlattı: 'Bir zamanlar, gökyüzüne merak salan bir salyangoz varmış...' Merdiven, her yeni kelimeyi bir hazine gibi saklıyor, basamaklarındaki işaretler parıldıyordu. Ela da her gün gelip ona kitap okuyor, 'teşekkür ederim', 'lütfen', 'günaydın' gibi sihirli kelimeleri öğretiyordu.

Ama öğrenmek her zaman kolay değildi. Merdiven, bazen kelimeleri karıştırıyor, 'ağaç' yerine 'açga' diyordu. Bir gün, 'su' demek istedi ama 'us' dedi. Küçük kurbağa Atlak güldü: 'Us, akıl demek! Sen çok akıllısın zaten!' diyerek onu cesaretlendirdi. Merdiven, hatalarının da öğrenmenin bir parçası olduğunu anladı. Sabırla tekrarladı. Artık sadece kelimeleri değil, duyguları da ifade edebiliyordu. Yağmur yağdığında, 'Şıp şıp, neşeli!' diyordu. Rüzgâr estiğinde, 'Uuu, biraz serin!' diye ekliyordu. Orman, onun bu çabalarını sevgiyle izliyordu.

Yaz sonuna geldiklerinde, taş merdiven artık akıcı konuşabiliyordu. Orman sakinleri için bir buluşma yeri oldu. Her akşam, hayvanlar onun basamaklarında toplanır, o da onlara eski hikâyeler anlatırdı: Rüzgârın ilk fısıltısını, ilk tohumun toprağa düşüşünü... Bir gün Ela, ailesiyle birlikte şehre taşınacağını söylediğinde, merdivenin sesi hüzünlendi. Ama Ela, ona sarıldı: 'Sen artık sadece bir merdiven değilsin,' dedi. 'Sen, kelimelerin sihrini bilen bir dostsun. Ben gitsem de, senin hikâyelerin hep burada kalacak.' Merdiven, bu sözlerle ışıldadı. Ertesi gün, Ela gitmeden önce, ona bir hediye verdi: Basamaklarından birine, birlikte 'Dostluk' kelimesini oydular. Artık merdiven, konuşmanın sadece sesler değil, kalpleri birleştiren bir köprü olduğunu biliyordu. Orman, onun bilge ve nazik sesiyle her zamankinden daha canlıydı.

Ebeveyn Notu

Bu masal, sabırla öğrenmenin, hatalardan korkmamanın ve iletişimin değerini vurgular. Çocuğunuzla, yeni bir şey öğrenirken neler hissettiği veya bir arkadaşa nasıl destek olabileceği hakkında konuşabilirsiniz.

Masalın Mesajı

Her varlık öğrenebilir; önemli olan, sevgi ve sabırla birbirimize köprü olmaktır.

Sohbet Soruları

  • Sence taş merdiven ilk kelimesini söylerken neler hissetti?
  • Eğer sen ormanda olsaydın, merdivene hangi kelimeyi öğretmek isterdin?
  • Bir şeyi öğrenirken hata yapmak neden önemli olabilir?