Uyku Perisinin Kayıp Işıltısı

Anneokulu.com Tarafından Yazıldı

Uyku Perisinin Kayıp Işıltısı

Bir zamanlar, gümüş saçlı, ışıltılı kanatları olan küçük bir uyku perisi varmış. Adı Lila'ymış. Lila'nın görevi, her gece çocukların yastıklarının altına tatlı rüyalar ve derin uykular bırakmakmış. Bunu yapmak için özel bir ışıltısı varmış; bu ışıltıyı avuçlarında toplar, sonra da uyuyan çocukların alınlarına hafifçe dokunurmuş. Ancak bir gece, çok tuhaf bir şey olmuş. Lila, en iyi arkadaşı olan küçük Deniz'e uyku ışıltısını bırakırken, Deniz uyanıkmış! 'Lila!' demiş Deniz heyecanla. 'Bu gece uyumak istemiyorum. Bütün gece oyun oynamak istiyorum. Uyku ışıltını bana verebilir misin? Böylece hiç yorulmadan oynayabilirim.' Lila şaşırmış. Hiç kimse ona böyle bir şey söylememişti. 'Ama Deniz,' demiş yumuşak bir sesle, 'uyku ışıltısı sadece uyumak içindir. Onu saklamak için değil.'

Deniz ısrar etmiş. 'Lütfen Lila! Sadece bu gece için. Yarın geri veririm, söz!' Lila'nın kalbi yumuşamış. Deniz onun en eski arkadaşıydı. Sonunda, parlak, yumuşak bir ışık topu olan uyku ışıltısını Deniz'in avuçlarına bırakmış. 'Peki,' demiş Lila biraz endişeyle. 'Ama yarın mutlaka geri vermelisin. Uyku ışıltısı olmadan diğer çocuklara tatlı rüyalar veremem.' Deniz, ışıltıyı avuçlarında tutmuş ve hemen enerji dolmuş gibi hissetmiş. O gece, odasında sessizce oynamış, hiç gözleri kapanmamış. Lila ise kanatlarını sürüyerek ayrılmış, biraz hüzünlüymüş. Ertesi gece, Lila Deniz'in penceresine gelmiş. 'Merhaba Deniz, uyku ışıltımı geri alabilir miyim?' diye sormuş. Ama Deniz yine uyanıkmış ve biraz daha solgun görünüyormuş. 'Aslında Lila,' demiş esnerken, 'biraz daha tutabilir miyim? Dün gece o kadar eğlendim ki...' Lila endişelenmiş. Bu hiç planladığı gibi gitmiyordu.

Birkaç gece daha geçmiş. Deniz her gece uyanık kalmış, uyku ışıltısının enerjisiyle oyunlar oynamış. Ama her geçen gün biraz daha solgunlaşıyormuş, daha yavaş hareket ediyormuş ve sık sık esniyormuş. Lila ise çok üzgünmüş çünkü uyku ışıltısı olmadan diğer çocuklara yardım edemiyormuş. Bir gece, Lila artık dayanamamış ve Deniz'in yanına gitmiş. 'Deniz,' demiş yumuşak ama kararlı bir sesle. 'Uyku ışıltısına gerçekten ihtiyacım var. Bak, sen de çok yorgun görünüyorsun.' Deniz, oyuncaklarının arasında otururken, göz kapakları ağırlaşmış haldeymiş. 'Ama... ama oynamak istiyorum,' demiş zorlukla. Lila, Deniz'in yanına oturmuş. 'Biliyor musun Deniz,' demiş, 'uyku ışıltısı tıpkı çiçekler gibidir. Onu paylaşırsan büyür, ama sadece kendine saklarsan solar. Sen onu bana geri verirsen, ben de onu tüm çocuklara dağıtabilirim. Sonra hepimiz daha mutlu uyuruz.'

Deniz, Lila'nın sözlerini düşünmüş. Gerçekten de çok yorulmuştu. Ayrıca, uyku ışıltısını sakladığı için diğer çocukların tatlı rüyalar göremediğini hiç düşünmemişti. Yavaşça, avuçlarında tuttuğu ışıltıyı Lila'ya uzatmış. 'Üzgünüm Lila,' demiş. 'Sadece kendimi düşündüm. İşte, uyku ışıltın.' Lila, ışıltıyı alır almaz, hemen parlaklığı artmış. Deniz ise yastığına yaslanır yaslanmaz, gözleri kapanmış. Lila, ilk kez o gece Deniz'in alnına uyku ışıltısından bir parça bırakabilmiş. Deniz, aylardır görmediği kadar derin ve huzurlu bir uykuya dalmış. Rüyasında, uçan oyuncaklarla dolu bir bulutun üzerinde süzülüyormuş. Lila ise kanatlarını çırparak diğer çocukların pencerelerine uçmuş, uyku ışıltısını cömertçe paylaşmış. Işıltı, paylaştıkça daha da parlaklaşıyormuş!

Ertesi sabah, Deniz aylardır görmediği kadar enerjik uyanmış. Hem dinlenmiş hem de mutluymuş. O gece, Lila yine gelmiş. 'Merhaba Deniz!' demiş neşeyle. 'Bugün nasılsın?' Deniz gülümsemiş. 'Harikayım Lila! Rüyamda inanılmaz şeyler gördüm. Ayrıca, uyku ışıltısını paylaşmanın ne kadar önemli olduğunu anladım.' Lila sevinçle kanat çırpmış. 'Aslında,' demiş, 'senin için özel bir sürprizim var. Artık uyku ışıltısını nasıl paylaşacağını öğrendiğin için, seni 'Uyku Elçisi' ilan ediyorum!' Deniz'in gözleri büyümüş. Lila, Deniz'e küçük, parlak bir rozet vermiş. 'Bundan sonra, diğer çocuklara uykunun önemini anlatabilirsin. Onlara, uyku ışıltısının paylaşınca çoğaldığını söyleyebilirsin.' Deniz, rozeti gururla takmış. O günden sonra, Deniz hem her gece tatlı rüyalar görmüş hem de arkadaşlarına uykunun sihirli gücünü anlatmış. Lila ise her gece bütün çocuklara bol bol uyku ışıltısı dağıtmış. Ve onlar da, paylaşmanın en güzel sihir olduğunu öğrenmişler.

Ebeveyn Notu

Bu masal, çocuklara uykunun önemini ve paylaşmanın değerini sevimli bir metaforla anlatır. Uykuyu 'başkasına vermek' yerine 'paylaşmanın' nasıl herkesi mutlu ettiğini gösterir.

Masalın Mesajı

Uyku sihirli bir hediyedir, paylaştıkça çoğalır. Kendimiz için iyi olanı başkalarıyla paylaşmak hepimizi mutlu eder.

Sohbet Soruları

  • Deniz neden uyku ışıltısını geri vermek istememiş?
  • Uyku ışıltısı paylaşılınca neden daha da parlaklaşmış?
  • Sence Deniz 'Uyku Elçisi' olarak ne gibi şeyler yapmış olabilir?
  • Sen olsaydın uyku ışıltısını nasıl kullanırdın?
  • Paylaşmanın başka hangi güzel yanları vardır?