
Uzak bir diyarda, geceleri gökyüzünün en parlak yıldızlarının altında kurulan sihirli bir pazar vardı. Bu pazarda, adı Sami olan, herkesin sevdiği, güler yüzlü bir tüccar yaşardı. Sami'nin dükkanı, rengarenk şekerlemeler, uçan halılar ve konuşan oyuncaklarla doluydu. Ama onun en özel hazinesi, yıldızlara borç verdiği küçük, ışıltılı bir defterdi. Bu deftere, her gece bir yıldız parıltısını ödünç almak isteyen çocukların isimlerini yazardı. Yıldızlar da ona güvenir, parıltılarını cömertçe verirlerdi, çünkü Sami, her sabah güneş doğmadan önce, bu parıltıları iyilikle geri öderdi.

Bir gece, minik Ela adında utangaç bir kız, Sami'nin dükkanına geldi. Gözleri doluydu, çünkü en sevdiği oyuncağı olan pelüş tilkisi Tonti, ormanda kaybolmuştu. 'Sami Amca,' dedi kısık bir sesle, 'yıldız ışığından biraz ödünç alabilir miyim? Tonti'yi bulmama yardım etsin diye.' Sami gülümsedi, defterine Ela'nın adını yazdı ve pencereden bir yıldıza el salladı. O anda, yumuşak bir altın parıltı dükkana doldu, Ela'nın avucunda minik bir ışık topu oluştu. Bu ışık, onu Tonti'ye götürecek bir rehberdi.

Ela, yıldız ışığının peşinden ormana doğru yürüdü. Işık, çalıların arasında parlayarak, kayıp pelüş tilkinin izini sürmesine yardım etti. Yolda, karanlıktan korkan bir ateş böceğiyle karşılaştı. Ela, yıldız ışığından küçük bir kıvılcımı ateş böceğine verdi, o da minik bir fener gibi parlamaya başladı. Birlikte, derin ormanda ilerlerken, yıldız ışığı her adımda daha da parladı, çünkü paylaşılan iyilik onu güçlendiriyordu. Sonunda, bir ağaç kovuğunda, üşümüş ve titreyen Tonti'yi buldular. Ela onu sıkıca kucakladı.
Ertesi sabah, Ela, Tonti'yle birlikte Sami'nin dükkanına koştu. Yıldız ışığını geri vermek istedi, ama Sami başını salladı. 'Sevgili Ela,' dedi, 'yıldız ışığını ateş böceğiyle paylaştığın için, o zaten gökyüzüne geri döndü. Sen onu iyilikle kullandın, bu da en güzel geri ödemedir.' O gece, Sami defterine not düştü: 'Ela, bir yıldız parıltısını iyilikle çoğalttı.' Gökyüzünde, yıldızlar daha da parlak parlıyordu, çünkü onların ışığı, yeryüzündeki yardımsever kalplerde yaşamaya devam ediyordu. Sami, her çocuğa, yıldızların asla tükenmeyen bir hazine olduğunu, sadece paylaşmayı bilenler için parladığını anlattı.
O günden sonra, köydeki tüm çocuklar, Sami'den yıldız ışığı ödünç almayı öğrendi. Kimi kayıp eşyalarını bulmak için, kimi karanlıkta yolunu aydınlatmak için, kimi de sadece bir arkadaşını mutlu etmek için kullandı bu sihri. Sami'nin defteri, minik iyilik hikayeleriyle dolup taştı. Ve her gece, yıldızlar, yeryüzündeki bu güzel yansımalarını görüp gülümsüyor, parıltılarını cömertçe gönderiyorlardı. Çünkü biliyorlardı ki, verdikleri her ışık, bir kalpte sonsuza dek parlayacak, ve geri ödeme, her zaman bir tebessüm veya yardım eli şeklinde gelecekti.