Zamanın Sırrını Bilen Salyangoz

Anneokulu.com Tarafından Yazıldı

Zamanın Sırrını Bilen Salyangoz

Bir zamanlar, Gümüş Ormanı'nda yaşayan Zaman adında çok özel bir salyangoz vardı. Zaman, diğer salyangozlardan bile daha yavaş hareket ederdi. Arkadaşları bir çiçeğe ulaşmak için bir saatte giderken, Zaman aynı yere iki günde varırdı. Ama Zaman'ın çok önemli bir sırrı vardı: o, dünyanın en bilge canlısıydı. Kabuğunun üzerinde, ay ışığında parlayan gümüş izler vardı ve bu izler, yıldızların gece gökyüzündeki hareketlerini gösteriyordu. Zaman, her şeyi çok dikkatli gözlemler, her yaprağın üzerindeki çiy tanesini, her çiçeğin açışını, her güneşin doğuşunu izlerdi. Onun yavaşlığı aslında bir sabır ve dikkat sırrıydı.

Bir gün, ormandaki hayvanlar büyük bir sorunla karşılaştı. Yağmur mevsimi gelmişti ama yağmurlar bir türlü durmuyor, sürekli yağıyordu. Dere taşmış, yuvalar sular altında kalmıştı. Tavşanlar panik içinde koşuşturuyor, sincaplar cevizlerini kurtarmaya çalışıyor, kuşlar yuvalarını boşaltıyordu. Herkes çok hızlı hareket ediyor ama hiçbir çözüm bulamıyordu. 'Hızlı olmalıyız!' diye bağırıyordu Tavşan Tontiş. 'Acele etmeliyiz!' diye ötüyordu Serçe Cikcik. O sırada Zaman, bir mantarın üzerinde sakin sakin oturuyor, yağmur damlalarını izliyordu.

Tavşan Tontiş, Zaman'ın yanına koştu. 'Zaman, neden hiç telaşlanmıyorsun? Her yer sular altında kalıyor! Hızlı ol, bizimle gel!' Zaman yavaşça başını çevirdi ve yumuşak bir sesle konuştu: 'Tontiş, bazen en hızlı çözüm, yavaş düşünmektir.' Diğer hayvanlar toplandı. Zaman, 'Bana biraz zaman verin' dedi. 'Yağmuru izliyorum. Damlalar bana bir şey anlatmaya çalışıyor.' Hayvanlar şaşırdı. Nasıl olur da yağmur damlaları konuşabilirdi? Ama Zaman o kadar bilge görünüyordu ki, onu dinlemeye karar verdiler.

Zaman, ertesi sabaha kadar yağmuru izlemeye devam etti. Sabah olduğunda, güneş bulutların arasından süzüldü. Zaman kabuğundaki gümüş izlere baktı, sonra yapraklardaki su damlalarını inceledi. 'Anladım!' dedi yumuşak sesiyle. 'Yağmur bize bir mesaj veriyor. Bu kadar çok yağmasının nedeni, ormanın üst kısmındaki ağaçların hasta olması. Kökleri suyu tutamıyor, bu yüzden hepsi aşağı akıyor.' Zaman, hastalıklı ağaçları iyileştirmek için ne yapılması gerektiğini biliyordu: özel bir mantar türü ve ay ışığı altında toplanan otlar.

Hayvanlar Zaman'ın peşinden, ormanın en yüksek tepesine doğru yavaş yavaş ilerlediler. Normalde oraya beş dakikada koşabilecek olan Tavşan Tontiş, Zaman'ın yanında yürümeyi seçti. Yolda, Tontiş normalde hiç fark etmediği şeyleri gördü: bir tırtılın nasıl koza ördüğünü, güneş ışınlarının yapraklar arasından nasıl dans ettiğini, minik karıncaların nasıl işbirliği yaptığını. Zaman'ın yavaş temposu, herkese etraflarındaki dünyayı gerçekten görmeyi öğretiyordu. Yolculuk iki gün sürdü ama hiç kimse bundan şikayetçi olmadı.

Tepeye vardıklarında, Zaman'ın haklı olduğunu gördüler. Bazı ağaçların yaprakları sararmış, gövdeleri zayıflamıştı. Zaman, 'İşte bunlar hasta ağaçlar' dedi. 'Onları iyileştirmek için gece yarısı ay ışığı altında toplanmış yıldız otuna ve şu kayaların altındaki altın mantarlara ihtiyacımız var.' Hayvanlar hemen işe koyuldu. Tavşanlar yıldız otunu topladı, sincaplar mantarları buldu, kuşlar da su taşıdı. Zaman ise her şeyin doğru miktarda karıştırılmasını sağladı. İlaç hazır olduğunda, ağaçların köklerine döktüler.

Birkaç gün sonra mucize gerçekleşti. Hasta ağaçlar yemyeşil yapraklarla doldu, kökleri güçlendi. Yağmurlar normale döndü, dere suları çekildi. Orman eski güzelliğine kavuştu. Hayvanlar Zaman'ın etrafında toplandı. 'Seni dinlememiz çok uzun sürdü' dedi Tontiş utangaçça. 'Özür dileriz.' Zaman gülümsedi (salyangozların gülümsemesi çok özeldir, ağızlarının kenarı hafifçe kıvrılır). 'Zaman hiçbir şey için geç değildir' dedi. 'Önemli olan doğru zamanda doğru şeyi yapmaktır. Bazen yavaş olmak, hızlı olmaktan daha iyidir.'

O günden sonra, Gümüş Ormanı'ndaki tüm hayvanlar Zaman'dan bir ders öğrendi: Gerçek bilgelik, hızda değil, dikkat ve sabırdadır. Bazen durup etrafınızı gözlemlemek, koşuşturmaktan daha değerlidir. Zaman salyangoz, ormanın bilge danışmanı oldu. Hayvanlar bir sorunla karşılaştıklarında, hemen koşuşturmak yerine, önce Zaman'ın yanına gidip onunla konuşuyor, onun yavaş ve bilgece düşüncelerini dinliyorlardı. Zaman ise, her zamanki gibi yavaş hareket ediyor, her anın tadını çıkarıyor ve evrendeki tüm güzellikleri gözlemlemeye devam ediyordu.

Ebeveyn Notu

Bu masal, çocuklara sabrın ve dikkatli gözlemin değerini öğretirken, her canlının kendine özgü yetenekleri olduğunu vurgular.

Masalın Mesajı

Gerçek bilgelik ve çözümler bazen yavaşlıkta ve sabırlı gözlemde saklıdır; herkesin kendi hızında değerli katkıları vardır.

Sohbet Soruları

  • Zaman salyangoz neden diğer salyangozlardan daha yavaştı?
  • Hayvanlar yağmur sorununu çözmek için neden Zaman'ın yardımına ihtiyaç duydu?
  • Zaman'ın yavaş ilerleyişi yol boyunca hayvanlara neler görmelerini sağladı?
  • Sence neden bazen yavaş olmak hızlı olmaktan daha iyidir?
  • Sen olsaydın Zaman salyangoz gibi sabırlı olmak için neler yapardın?